anlambilim

Cumartesi, Aralık 02, 2006

TÜMCE

TÜMCE

Tanımı

Bir duyguyu, düşünceyi, isteği, iletiyi, durumu, olayı vb. aktarmak için kurulan ve kendi içinde anlam ve yargı bütünlüğü olan sözcüğe veya söz dizisine tümce denir.

Bugün hava ne kadar güzel!

Senin de benim gibi, otobüste, çalan cep telefonun uzun süre açmayanlara, “Şehir magandaları!” diye bağırasın geldi mi hiç?

Özellikleri

Her tümce bir yüklem ve varsa ona bağlı diğer öğelerden oluşur.

Tümcede yargı bildiren öge yüklemdir. Tümce yüklem üzerine kurulur. Gereksinime göre başka öğelerle desteklenir.

Geldim.
Ben geldim.
Ben buraya geldim.
Ben evden buraya geldim.
Ben evden buraya koşarak geldim.
Ben evden buraya kadar koşarak geldim.
Ben seni görmek için evden buraya kadar koşarak geldim.

Bir tümce anlam ve yargı bildiren, ek-eylemle çekimlenmiş bir tek addan (yüklem) veya zamana ve kişiye göre çekimlenmiş bir tek eylemden (yüklem) de oluşabilir, yüklemi ve birbirini anlam bakımından bütünleyen birin üzerinde sözcük ya da sözcük öbeğinden de. En küçük tümce tek sözcükten oluşabilir.

Öğretmenim.
Öğretiyorum.
Biz sizinde gelmeyeceğiz.
Sokaklarda, caddelerde, kaldırımlara park eden otolar yüzünden, yayaların kolaylıkla yürüme olanağı kalmadı artık.

Karşılıklı konuşmalarda tek sözcükten oluşan yanıt tümceleri önceki sözcüklerle tamamlanmaya bırakılmıştır

─İnsanın elini yakmaz mı?
─Yakmaz.
─Sen çok güzel Türkçe biliyorsun.
─Biliyorum.


TÜMCENİN ÖĞELERİ

Öğe

Tümleyi oluşturan bölümlerin her birine öğe denir. Anlamlı ve doğru tümceler kurmaya yarayan bölümleridir.

Bugün / alış veriş yapmak için / çarşıya / çıkacağım.

Anlam bozulmayacak biçimde birbirlerinden ayrılabilirler.

çıkacağım.
çarşıya / çıkacağım.
alış veriş yapmak için / çarşıya / çıkacağım.
Bugün / alış veriş yapmak için / çarşıya / çıkacağım.

Her öğe görev ve anlam yönünden bir tek öğeye eşlik eder; onu tamamlar. Bu öğe de yüklemdir.

­Önemlilik bakımından öncelik taşıyan öğe yüklemdir. Yüklem tümcenin yöneticisidir.

çarşıya / çıkacağım.
alış veriş yapmak için / çıkacağım.
bugün / çıkacağım.

Bugün alış veriş yapmak için çarşıya çıkacağım.
zaman amaç yer yapılacak
bakımından bakımından bakımından iş

­İkinci önemli öğe öznedir. Yalnızca yüklemden oluşan tümcelerde bile öznenin varlığı, yüklemin taşıdığı kişi ekinden anlaşılır.

Beğendi-k “-k” eki “biz”i karşılıyor.

­Sonra tümleçler gelir ki bunlar belirteç tümleci, dolaylı tümleç, ilgeç tümleci ve nesnedir.

Hiçbir zaman kader bizi senden ayırmasın.
Belirteç tüml. Özne nesne d.lı tüml. yüklem

Bazı tümcelerde bazı öğeler hiç bulunmaz.

­Yüklemi geçişsiz eylemden oluşan tümceler nesne almazlar.

Tarlanın bitimine gelince dinlenmek üzere oturduk.

­Ad tümcelerinde tümleçler pek sık görülmez.

Ben / de / bir varisin olmakla / bugün / mağrurum.
Edat tüml. Zarf tüml.

Öğelerin tamamı sözcük veya sözcük öbeği biçiminde olabilir.

Yağız atlar / kişnedi, meşin kırbaç / şakladı.
Bir dakika / araba / yerinde / durakları.
Giden geminin arkasından / bakakaldı.

Yüklem genellikle en sondadır. Diğer öğelerin yerleri anlama, anlatıma göre değişebilir. Genellikle vurgulanmak istenen öğe yüklemin önündedir.

“Bu şehrin çilesini ben çekerim yıllardır,
Hasretini ben duyarım.”

Tümce vurgusu yüklem üzerindedir. Vurgu, gerektiğinde özellikle belirtilmek istenen öğe üzerine çekilebilir, ya da o öğe yükleme yaklaştırılır.

Ben Ankara’ya yerleştim.
Ben Ankara’ya yerleştim.
Ankara’ya en geç ben yerleştim.

Asıl yargının bulunduğu tümceler gibi, ona bağlı olan yan tümceler de öğelerden oluşur. Öğelerden oluşan bir tümce başka bir tümcenin öğesi de olabilir.

Vatan için ölenler yüreğimizde yaşarlar. (amaç)

Öğeler bulunurken,

­Önce yüklem, sonra özne ve sonra tümleçler aranır.
­Sorular yükleme sorulup alınan yanıtlar yüklemle birlikte yinelenmelidir.
­Öğeler bulunurken tamlamalar ve diğer sözcük öbekleri bölünmez.
­Bağlaçlar öğe sayılmamalıdır.

Bugün alış veriş yapmak için çarşıya çıkacağım.
Sözcük sözcük öbeği sözcük sözcük

Semt belediyesine bağlı bir sağlık ocağında dolaylı tüml.
fazla iş özne
olmaz. yüklem


Basit muayenelerin ve müdahalelerin dışında, zarf tüml.
ya bağlaç
hastahaneye dolaylı tüml.
hasta belirtisiz nesne
sevk ederler, yüklem
ya bağlaç
ölüler için edat tüml.
defin ruhsatnamesi belirtisiz nesne
verirler. yüklem
Masasında dolaylı tüml.
bir de bağlaç
bunların koçanları özne
olurdu. yüklem
O koçanlardan kopardığım sayfaların arka yüzüne dolaylı t.
resimler belirtisiz n.
yapar, yüklem
otomobil modelleri belirtisiz n.
çizer yük
ya da bağ
ilerde keşfetmeyi umduğum makineler b.siz n.
uydurur, yük
bir de bağ
tanıdığım artistlerin, ünlülerin listesini b.li n.
çıkarırdım. yük
Az sonra zarf t.
annem öz
gelir, yük
koçandan , dol. t.
temiz bir sayfa b.li n.
koparır, yük
ön yüzünü b.li n.
doldurur, yük
gelenin işini b.li n.
görür, yük
defin ruhsatnamesinde yukarıya dol. t.
ölenin adını b.li n.
yazar, yük
en altta dol. T.
da bağl.
hep zarf t.
kendi kaşesi ve imzası özne
olurdu. yüklem
Benim gözümde anneme ölüm karşısında üstünlük sağlayan bir şeydi yüklem
bu. özne
Ölümü belirtili nesne
başka adreslere dolaylı tümleç
gönderirdi. Yüklem.

(Murathan Mungan, Pamukçuklar)


Şimdi bu tümce öğelerini tek tek inceleyelim:

1. Yüklem

Tanımı

İş, kılış, oluş, devinim, durum bildiren; haber veren; tümceyi bir yargıya bağlayan çekimli öğedir.

Araba kalabalığı şehri yaşanmaz hâle getirdi.
Şehri bu hâle getiren bir olumsuzluk da insanların birbirlerini sevip saymamalarıdır.

Özellikleri

Tümcenin ana öğesidir. Tümce yargı bildiren bir söz; yüklem de yargıyı üstlenen öğe olduğuna göre yüklemsiz bir tümce olamaz.

Araba kalabalığı şehri yaşanmaz hâle .........?............ tümce değil
Şehri bu hâle getiren bir olumsuzluk da ..........?............ tümce değil

Yüklem, tek sözcük de oluşabilir bir sözcük öbeğinden de.

Yaşlılara saygı, topumun geçmişine olan saygısını gösterir.
İnsanlar birbirlerinin hakkına riayet etmeliler.

Tümce oluşturmaya yeterli olan tek öğe yüklemdir.

Öğretmenim.
Geliyorum.

Diğer öğeler, yüklemin anlamını desteklemek üzere tümcede bulunur.

Yeri

Türkçede asıl öğe en sonda bulunduğu diğer öğeler sonra geldiği için Türkçe söz dizimine göre yüklem tümcenin en sonundadır. Bütün öğeler sıralanır, sonra bunlarla hazırlanan haber veya yargı yükleme yüklenir.

Gökyüzünün başka rengi de varmış.
Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı.

Şiirde, atasözlerinde ve günlük konuşma dilinde yüklem tümcenin sonunda değil de herhangi bir yerinde olabilir.

“Uzar gider bir sessizlik içinde
Bir uçtan bir uza Türkistan toprakları.”
Birden kapandı birbiri ardınca perdeler.
Sakla samanı, gelir zamanı.

Türü

Eylem tümcesinin, yani iş, oluş, kılış, devinim, durum bildiren tümcelerin yüklemi çekimli bir eylemdir. Bu eylem, yalın , türemiş ya da birleşik olabilir.
Eylemin içediği zaman ve kişi kavramları yüklemde ek durumunda bulunur. Ayrıca öğe olarak da bulunabilir.

Bir ipte iki cambaz oynamaz. Hiçbir zaman
Yarın buraya gelecekler. Onlar

Ad tümcesinin, yani iş, oluş, kılış, devinim, durum bildirmeyen tümcelerin yüklemi de ek-eylemle çekimlenmiş bir addır. Bu, ad soylu herhangi bir sözcük (önad, adıl, belirteç, ilgeç) olabilir.

Ben bir Türküm; dinim cinsim uludur.
Yeniden doğmuş gibiyim.
Tabiattaki en iç açıcı renk yeşildir.
Çık hızlısın.

Bu ek-eylemler bazen düşebilir.

İçimde en güzel duygular saklı.

Ek-eylemin taşıdığı zaman ve kişi kavramları yüklemde ek durumunda bulunur. Ayrıca öğe olarak da bulunabilir.

Gökyüzünün başka rengi de varmış.

Sayısı

Bir tümcede birden çok özne, belirteç tümleci, dolaylı tümleç, nesne bulunabilir, ama yüklem tektir. Bir söz dizisi içindeki yüklem sayısı tümce sayısını gösterir.

“Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı,
Bir dakika araba yerinde durakladı.”
“Yol onun, varlık onun,
Gerisi hep angarya.”

Yüklemdeki Sözcük Sayısı

Yüklem tek sözcükden oluşabileceği gibi bir sözcük öbeği de olabilir.

Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir / bu.
Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir / bu.
Dönülmez akşamın ufkundayız.
Güzel yüzü, geniş bir gülümseyişle / ışıl ışıldı.

Yüklemsiz Tümce (Eksiltili Tümce)

Yüklemi söylenmeyen tümcelere eksiltili (kesik) tümce denir. Yüklemin söylenmemiş olması tümcenin anlamında eksiklik oluşturmaz. Dinleyici ya da okuyucu tümcenin söylenmemiş bölümünü ya kendisi tamamlar ya da zaten bilinmektedir.

Kıratın yanında duran ya huyundan ya suyundan.
Az veren candan, çok verev maldan.
Dalgalandığın yerde ne korku ne keder.

“Seni istikbal için önce gelmek cihana,
Ve başkasından almak sonra geliş müjdeni,
Bir nefes dinlenmeden yıllarca koşmak sana,
Aramak her tarafta, bulmamak asla seni. (Han Duvarları)

Bazı kesik tümceler önceki tümcenin yardımıyla tamamlanır.

Bilmiyorum aradan ne kadar zaman geçti. Belki altı ay... Belki bir yıl.
Buralarda hiç yol yoktur. Hatta keçi yolu bile...

─Nerede çalışıyordun?
─Türk Dil Kurumunda. (çalışıyorum)

─Kardeşin kaçıncı sınıfta okuyor?
─İkinci sınıfta.

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home